Aylar sonra ilk defa bir pazar gecesini tek basıma olarak geçiriyorum… Bir sürü şey yaptım, ama vakit geçmedi saat daha onbir olmadı… Ne kadar da kolay alışıyor bir kadın bir erkeğe diye sorguluyorum su anda…
Tamam kabul ediyorum, öyle zir zir aşık deilim beyaz prense, yani elbette çok hoşuma gidiyor bu adam. Hatta hiç düşünmeden , bir çırpıda evlenme teklifini kabul ettim. Ömrümün sonuna kadar bu adamla olmak istiyorum. Ona bu kadar alışmış olmam normal yani… Askından öldüğüm eski sevgilimle hiç evlenmeyi hayal etmedim mesela, ilginç değil mi?? Ve ben bu adama daha hiç seni seviyorum demedim ama onunla evlenmeye hazırım. Gercek sevgi bu mu? Peki ya benim onceden hissettiğim, o zamanda aşiktim ben, gercekten asiktim. Ama simdi hissettigim daha farkli birsey daha degisik…
Off geçmiyor zaman, beyaz prens olmadan geçmiyor hic zaman…
Camasirlari yıkadım, bitti…
Dolaplarimi yerleştirdim, bitti…
Kızları ve kuzenlermi aradım, bitti…
Kahve yaptım ve ictim, bitti…
Bilasik makinesini boşalttım, bitti…
Aslında hiç hoslanmadim bu aksamdan… Neden? Çünkü aylar sonra ilk defa beyaz prens dört günlüğüne arkadaşlarıyla tatile gitti. Bencilce biliyorum ama gittiği için üzgünüm iste… Çarşamba akşamına kadar da yok… Tamam sonra burya gelcek ve biz birlikte tatile gidicez bi dört günlüğüne de ama iste gicigim gene ona… Sinirimden somur somur oturyorum. Deli gibi merak ediyorum su anda naptigini ama aramıyorum. Onsuz yapicak bisi bulamadığımı, onu özlediğimi, onu kiskandigimi, su anda istediğim tek seyin ona sarılmak olduğunu bilmesini istemiyorum!!!
Dedim ya bencilce biliyorum, sırf dün gece birlikte olalım diye tatillerini bir gün erteletti. Biliyorum, arkadaşları illaki laf soktular ama o dün gece benimle olmayı seçti. Ona guvenmeliyim, bunu da biliyorum ama bu adamı kaybetmek istemiyorum. Off resmen korkuyorum, saka gibi ya…